Bu yazıyı okuyanlar önce şunları okudular:
Bir Remodern Masal: Hayyam Saraydan Kız Seçiyor ;)
(Hızlı Karar Alamayanlara Bir Karar Verme Yöntemi)
Çook çook uzun zaman önce, develer tellal iken, pireler berber iken, kaf dağının ardı kaftan yeşili iken, bu kaf dağının ardında bir padişah yaşarmış...
Şakacılığı kaf dağının ötelerine dek uzanan bu padişahın, birbirinden alımlı, birbirinden güzel, huy huy, boy boy kızları varmış... Tam yüz tane :))
Evet, anladığımız üzere ilk şakasını kraliçeye yapmış bu padişah; zavallı haseki kadın. :)
İşte, bu şakacı padişah bir gün saraydaki bu östrojen miktarından sıkılmış, ve karar vermiş kızlarından birini tebaasından biriyle evlendirmeye...
Ancak ne olursa olsun... Kız sarayı naz sarayı, hemen de veresi yokmuş padişahın kızlarını.
Önce bir Anka Kuşu piyangosu düzenlemiş (o zamanlar tayyere yok daha) ve çekilişi kazanan şanslı mı şanssız mı olduğu bilinmez kulunu çağırmış karşısına...

- "Seç" demiş.
- "Amaaaa" diye eklemiş: "Öyle bir seçim yapacaksın ki, geri dönüşün yok.", "Kızlarım birer birer çıkacak karşına", "endamını sergileyecek ve çeyizini gösterecek.", "ve sen ya 'evet bu kızınızla evleneceğim' diyeceksin ya da sıradakini isteyeceksin", "reddettiğine bir daha geri dönüş yok", "bir sonraki kızım en güzeli de olabilir, en çirkini de, çeyizi en zengini de olabilir, en sadesi de"... demiş.
Ve tekrar kahkahalarla kükremiş:
- "Seç bakalım... Gün batımına kadar zamanın var" :))))))
***
Bütün saray bu kahkahalarla çınlarken zavallı damat aday adayını bir ürpermedir almış... Gerçi elbet sonuçta kellesi gitmiyor, ancak başka bir sebeple aklı başından gidebilirmiş... Çünkü bu seçimi en mantıklı şekilde çözemezse, kahrolur bir daha ağzını şarap testisine dahi süremez, ve bir daha kimse de ona Hayyamgillerden Ömer demezmiş...
Bu utançla yaşayamayacağını düşünerek, o kahkaha çınlamaları arasında hesap yapmaya koyulmuş akıldan... Gerçi, kız istemeye gelmezden önce devirdiği bir testi şaraptan dolayı şu an saray atlı karınca gibi dönüyormuş, ama olsun... "Kızlar gelsinnn" demeden önce hesap şartmış.
Hemen aklından şu hesabı yapmış:
:) Ve gülümsemiş...
-- "Tamam padişahım" demiş... "gelsin kızlarınız"...
Ama o da ne!.. Kızlar geliyor, bakışlarıyla bizim genç Hayyam'ı süzüyor, ama Hayyam oralı bile olmuyormuş!.. Yüzünde kendinden emin bir gülümseme, "sıradaki sıradaki" deyip duruyormuş...
Padişahınsa kahkahası donmuş elbet... Hiç böylesi bir gence denk gelememişmiş çünkü... Bu ne küstahlık, bu ne kendine güven, ve bu ne sarhoşluktur ki Hayyam, kızdan değil de padişahın yanağından makas almıştır!!!
***
Şımarık Hayyam, bir yandan üzüm yer bir yandan şarap içer ve gayet rahat divanda yayılıp kızları izlerken hiç istifini bozmamış... Tam 37 kız gelmiş geçmiş, ancak ondan sonra divanda doğrulmuş ve 38.den başlayarak kızlara bakmaya başlamış; hem de dekoltelerine varıncaya kadar!..
Yüzü ciddi... Gözleri ara ara yukarıya dalıyor ve tek tek görmüş olduğu önceki kızlarla bu yeni gelen kızları karşılaştırıyormuş... Derken hızla ayağa fırlamış ve "tamam" demiş... Gönlümün sultanı şimdikidir!...
Padişah şaşkın? Hakkaten de seçtiği kızı, sıradaki kızlarından daha güzel, belki biri ikisi hariç... Çeyizi de en dolgunlardan... Belki biraz daha baksa daha zengin çeyizli bir kızı daha vardı, ama o o kadar da güzel değildi... Şaşırmış, Hayyam gerçekten de olabilecek en iyi seçimi yapmış çünkü... Üstelik kızların 37'sine üstün körü bakıp, geri kalanlardan çoğuna ise hiç bakmadan?
- "Hayyam!" demiş padişah, "ben seni hep şarap içip şiir okuyan aylağın teki sanırdım. Ne içiyorsan bana da getir!" diye eklemiş. :)
Hayyam açıklamış:
-- "Telaşesi olanlar içindir bu hesap sultanım" demiş.
-- "Çok temel bir karar alma yöntemi bu... Sınırlı zamanda, çok seçenek arasından olası en iyi, en optimal seçimi yapma yoludur bu... Yanıtsa 1/e yani %37."
Padişah anlamaz gözler bakarken eklemiş Hayyam:
-- "Şarapta gerçek vardır sultanım... Şarap olmasa benden 700 yıl sonra bulunacak e sayısı da olmazdı... En gözde kızınız da benim olmazdı... Şarapta gerçek vardır..."
-- "Özetle sultanım, eğer önünüzdeki 10 kaftandan yalnızca 1'ini giymek istiyorsanız, bunları sırayla elinize alır bakarsınız. İlk 4'ünü hafızanıza yazar, ama seçmezsiniz. 4'üncüden sonrakiler arasından ise ilk 4'ünden daha güzel olanı seçer ve geri kalanına bakmazsınız."
-- "Kitaplar için de benzeri: Okumak istediğiniz gruptan rastgele 10 tane seçersiniz. Hadi 20 tane olsun... Bu 20 taneyi rasgele üst üste koyarsınız... Sonra üstten birer birer alır bakarsınız. İlk 7 tanesini seçmez bir kenara atarsınız... Evet aynen böyle yapar, ve ardından 8inciden itibaren olanlara dikkat kesilir ve o fırlatıp attığınız ilk 7'den daha iyi olduğunu düşündüğünüz ilk kitabı seçer, artanlara gene bakmazsınız."
-- "Bu strateji, çok cepheli büyük ordulara asker seçiminde de, Vezir seçmek için CV'lere bakarken de kullanılıyor; top gülle tasarımı için tedarikçiden malzeme seçerken de, hareminize cariye seçerken de ;)"
-- "Kısaca: ilk %37'yi seçmiyor, ama ardında gelenler arasında bu ilk %37'den daha iyi olan ilk seçeneği seçiyor, geri kalanlara aklınızı takmayıp zaman kazanıyorsunuz."
Ve padişah uzun sakalını sıvazlayıp, uzuun uzuuun düşünüp kısaca şöyle demiş:
- Ha!?
---
Ek bilgiler:
Burada anlatılan matematik gerçekten de var ve Sekreter Problemi / Sultan'ın Çeyizi adıyla literatürde geçiyor... Aklı başında kimseler tarafından hızlı optimum (olası en iyi) kararı alırken kullanılan yöntemlerden biri bu.
Ayrıntılar ve matematiksel ispatı için:
- http://mathworld.wolfram.com/SultansDowryProblem.html
- http://en.wikipedia.org/wiki/Secretary_problem
İlker Fıçıcılar
Takip edilmekten korkmuyoruz!.. Takip için tıklayın: twitter.com/bilimbilmek
Anahtar sözcükler: matematik, düşünme, karar alma yöntemleri, yöneylem araştırması, Ömer Hayyam
Benzer Yazılar
İlker Fıçıcılar'ın Makalelerinden Örnekler