Akıllı Petro'nun Bilimler Akademisi
Bu yazıyı okuyanlar önce şunları okudular:
Petro (I. Pyotr A. Romanov) (1672-1725), tarihin büyük liderleri arasına girmiş Sovyet Çarı'dır. Herhalde dünyada bizden başka kimsenin "deli" diye anmadığı bu devlet adamı, ülkesini, çağdaşlık yolunda ilerleyen dev bir imparatorluğa dönüştürmüştü.
Ondan ilkin Rusya, doğu Avrupa'nın sıradan krallıklarından biriydi. Halk, ortaçağdan kalma feodal bir düzen içinde yaşıyordu. Örneğin 17. yüzyıl Rusya'sında, bilim ve teknoloji öğretimi veren hiçbir yüksek eğitim kurumu ve akademisyen yoktu. Gerektiğinde bu işler için Avrupa'dan -çoğu Alman olan- uzmanlar getiriliyordu.
Ayaklanmalarla dolu bir dönemde çarlığa getirilen çocuk yaştaki Petro, 1694e kadar, sembolik bir konumda, ülkesinin başında bulunur. Bu yıldan sonra bütün gücü eline alarak Rusyada büyük bir çağdaşlaşma hareketi başlatır. İşe etkili bir donanma gücü kurmakla başlar. Bunun ilk meyvesi, Osmanlı İmparatorluğunun Karadenizdeki önemli üssü Azak Kalesini ele geçirmek olacaktır. Daha sonra, sürekli huzursuzluk çıkaran -Rus yeniçerileri diyebileceğimiz- özel güvenlik birimini dağıtır. Askerler dahil bütün devlet görevlilerinin sakal bırakmasını yasaklar; bundan böyle batı tipi yeni kıyafetler giyilecektir.
Kadın İsterse Evlenir
1700'de Avrupanın kullandığı Jülyen Takvimine geçilmesinden birkaç sene sonra, ilk Rusça gazete halkın eline ulaşacaktır. 1704de kadınların kendi onayları olmadan evlendirilmeleri uygulamasını, sert yasalar koyarak, kaldırır. Sovyet alfabesinin harf sayısını azaltarak, basitleştirir. Evrensel kültürün meşhur yapıtlarını Rusçaya çevirtir (Bunlar arasında Türklerden sağlanan Kuran da vardır). İlk hastanenin ve tıp fakültesinin kurulması da onun zamanında olur.Büyük Petro, Sovyet Kilisesinin dini konular dışındaki işlerle uğraşmasını kesinlikle yasaklayarak, laik bir düzenin ilk adımlarını atar. Yenilik politikalarına karşı çıkanları ise acımasızca cezalandıracaktır.
Usta bir siyaset taktisyeni olan Petro, ileride Osmanlı İmparatorluğunun başını çok ağrıtacak olan, Balkan, Kafkas ve Kırım politikalarını devreye sokarak, bölge halklarını Rusyanın yanına çekmeyi başarır. On dokuzuncu yüzyılın sonlarına gelindiğinde Osmanlı bu toprakların önemli bir bölümünü kaybetmiş olacaktır.
Leibniz ve Sovyet Bilimler Akademisinin Kuruluşu
Bunlara benzer birçok uygulamayı hayata geçiren Büyük Petro'nun ülkesi için yaptığı çok önemli bir başka hizmet daha vardır ki o da, Rusya Bilimler Akademisi'ni kurmasıdır.Petro'nun çağdaş bilimle ilk karşılaşması 1697'de yaptığı on sekiz aylık batı Avrupa turunda olur. Bu yolculukta akla gelebilecek her türlü teknik gelişme hakkında bilgi toplar. Hatta tutkusu olan gemi yapımının inceliklerini öğrenmek için bir Hollanda tersanesinde birkaç ay bizzat çalışır.
Gezisinin İngiltere durağında Kraliyet (Bilim) Topluluğu Müzesini de ziyaret eder. Ancak bilimler akademisi düşüncesini aklına ilk sokan kişi, 1711de kendisiyle yüzyüze görüşme olanağı bulan büyük Alman düşünürü ve bilimcisi Gottfried Leibniz olacaktır. Büyük bilgin bir süredir, ülkelerinde bilim toplulukları (akademileri) oluşturmaları için Avrupa liderlerini ikna etme çabasındadır. Örneğin kendi memleketi Prusyada yönetim, onun önerisine kulak vererek, 1700de, daha sonra Prusya Kraliyet Bilimler Topluluğu adını alacak kurumun temelini atmıştır.
Leibnize göre, ulusal bilim toplulukları kurulduktan sonra bunları birbirine bağlayacak bir bilim ağı da kurulmalıdır. Bilimin ve eğitimin ilerlemesi için örgütlenmenin öneminin farkındadır.
Dahi bilginden oldukça etkilenen Petro kendisini dolgun bir maaş karşılığı danışmanı yapar. Leibniz, bilimler akademisi düşüncesini bu defa somut bir proje haline getirerek Çara sunar. Onun modelinde akademi, Rusyanın ihtiyaç duyduğu şekilde, hem araştırma yapan hem de bilimci yetiştiren bir kurum olacaktır. Ancak Leibniz önerisinin hayata geçtiğini göremeden 1716da yaşamını yitirir.
Çar Petro Paris Bilimler Akademisi'nde
Bu arada, Osmanlı İmparatorluğu'na karşı kendine yandaş bulmak amacıyla 1717'de yaptığı ikinci Avrupa yolculuğunda Büyük Petro, Paris Bilimler Akademisini de ziyaret eder. Çar onuruna akademinin düzenlediği görkemli oturumda kendisine en son bilimsel gelişmeler hakkında bilgiler sunulur. Fransız bilimcilerle yaptığı sohbetlerde en büyük arzularından birinin benzer bir akademiyi kendi ülkesinde de kurmak olduğunu dile getirir. Ama yüzyılın başından beri İsveç Krallığı ile süregelen savaş (1700-1721) bu düşüncesini gerçekleştirme olanağı vermez kendisine.Aslında Petro'nun esas güçlüğü içeridedir: Şöyle ki, batı Avrupanın meşhur bilim toplulukları, bilimcilerin kişisel çaba ve girişimleriyle kurulmuş, bağımsız kurumlardı. Bunlar zaman içinde yöneticilerin desteğiyle, bilim akademilerine dönüşmüştü. Rusya da ise üzerine akademi kurulacak böyle bir bilim temeli yoktu.
Leibniz'in ölümünden birkaç sene sonra Çar bu kez, onun ardılı olarak bilinen bir başka büyük Alman bilimci Christian Wolffdan akademinin kuruluşunda kendisine yardım etmesini ister. Ondan destek sözü alan Petro sonunda özel doktoru Laurentius Blumentrost'a, projeyi hayata geçirmesi talimatını verir. Senatoda kabul edilen 28 Ocak 1724 ta-rihli bir kanunla, "Saint Petersburg Bilimler Akademisi" kurulur.
Akademinin masrafları, gümrüklerden ve liman ruhsatlarından elde edilen -sağlam- gelirlerden karşılanacaktır. Akademiye katılacak yabancı bilimcilere Avrupadaki benzer kurumların verdiğinin iki üç katı ücret verilmesi kararı alınır. Maaşlardan vergi kesilmeyecektir. Bunun yanında konuk bilimcilere ücretsiz mobilyalı konut, yakacak ve aydınlatma da sağlanacaktır. Yolculuk ve deney aletlerinin taşınma harcamaları karşılanacak olan bilimcilere ücretsiz birer hizmetli de verilecektir.
Bu çalışmalar sürdürülürken 12 Ocak 1725de Büyük Petro ölür. Bunu fırsat bilen yobaz gruplar yeni yönetimi etkilemek için ciddi çaba sarfetseler de, başa geçen I. Katerina, eşinin reformlarına sahip çıkar. Yabancı bilimcilerin Rusyaya e-rişmesiyle akademinin çalışmaları hızlanır. Çariçe Katerina 7 Aralık 1725te, Büyük Petroyla beraber projenin temelini atan Dr. Blumentrostu akademi başkanlığına atar. Bundan üç hafta sonra bilimler akademisi sarayın, soyluların ve büyükelçilerin katılımıyla halka açık ilk toplantısını görkemli bir biçimde yapar.
Rus Bilimler Akademisindeki Büyük Bilim Adamları
Akademiye katılan yabancı bilimciler içinde dev isimler vardır: Örneğin astronom ve coğrafyacı Joseph Delisle, büyük matematikçiler Leonhard Euler, Anders Lexell, Christian Goldbach ve Bernoulli kardeşler, büyük embriyolog Caspar Wolff, botanikçi Johann Gmelin, meşhur oryantalist Theophilus Bayer ve tarihçi Gerhard Muller bunlar arasındadır.1728de üyelerinin araştırmalarını yayımlamak için akademi ilk bilimsel dergisini çıkartır. Çarlık kütüphanesi ve koleksiyonları akademiye bağışlanır.
Kısa sürede kitaplık, müze, gözlemevi, anatomi laboratuvarları, botanik bahçesi, sanat atölyeleri, basımevi vb. yapılar akademiye eklenir. Kuruluşundan kısa süre sonra akademi, Rusyanın az bilinen bölgeleri hakkında bilgi toplanması için büyük araştırma yolculukları düzenler.
Venüs gezegeninin 243 senede bir gerçekleşen geçişini (Venüsün Güneş ile Dünya arasından geçişi) izleyebilmek amacıyla akademi üyeleri gözlem istasyonları kurarlar. Örneğin 1761deki geçişi izleyen, akademinin yetiştirdiği büyük Sovyet doğabilimcisi Mikhail Lomonosov, Venüsün bir atmosferi olduğunu keşfedecektir. Çok değil bundan kırk elli sene ilkin akademiyi kuracak bilimcisi olmayan ülke, bilimsel başarıların eşiğindedir.
Çar Görmüştü: Gelecek Bilimde
Tarihi bilgiler Büyük Petronun düzenli bir eğitim almadığını göstermektedir. İsmi dışında bir şeyler yazabilmeyi muhtemelen ilk gençliğinde öğrenecektir. Eğitimsizliğine rağmen, çoğu büyük devlet adamı gibi, ülkesinin geleceğinin bilim, eğitim ve teknolojiye bağlı olduğunu iyi kavramıştır Petro. Bu sebeple akademisini ileri görüşlülükle tasarlar.Örneğin kendi imzasıyla senatoya sunulan bilimler akademisinin kuruluş tasarısında, akademinin özerkliği açıkça belirtilir. Akademi kendi üyelerini ve başkanını seçme hakkına sahip olacaktır (Graham, 1968; Schulze, 1985). Gerçi onun ölümünden sonra yöneticilerinin belirlenmesinde bu ilkeye uyulmasa da, yüzyıllar boyu yeni üyelerin hemen hemen tümü akademi tarafından teklif edilen adaylar arasından seçilecektir.
Bu arada, henüz yirminci yılına erişmeye çalışan kendi akademimizi sorarsanız; bir süredir sıkıntılı günler yaşamaktadır. Ne yazık ki, sorunu yaratanla onu çözmesi gereken yer aynı makamdır.
Yine de insan, üç asır ilkin "Akıllı" Petro'nun kendi akademisine gösterdiği bilgeliği Türkiye Bilimler Akademisi'ne gösterecek birileri çıkar mı? diye düşünmekten kendini alamıyor...
Kaynaklar
Graham L R., (1968). Science in Russia: Foreign and Domestic Influences. Comparative Education Review. 12(3). s. 227-247.
Lipski A., (1953). The Foundation of the Russian Academy of Sciences. Isis. 44(4). s. 349-354.
Schulze L., (1985). The Russification of the St. Petersburg Academy of Sciences and Arts in the Eighteenth Century. The British Journal for the History of Science. 18(3). s. 305-335.
Kaynak: "Akıllı Petro'nun Bilimler Akademisi!", Haluk Ertan, (halukertan AT hotmail.com, The University of New South Wales Kensington-Sydney), Cumhuriyet Bilim Teknik, 14 Ekim 2011, syf. 7
Şimdi bir de ilgili bu yazıya bakmanızı öneririm:
Henri Poincare'in Bilim ve Varsayım Kitabı HakkındaHaluk Ertan
Takip edilmekten korkmuyoruz!.. Takip için tıklayın: twitter.com/bilimbilmek
Anahtar sözcükler: Sovyet Bilimler Akademisi, TÜBA, akademi, bilim, Türk bilimi, Türkiye'de bilim
Benzer Yazılar
- Henri Poincare'in Bilim ve Varsayım Kitabı Hakkında
- Göktaşı Dedektifi İlk Şüpheliyi Yakaladı
- Homo Floresiensies - Flores Adamı
- Lhc'de Kara Delik Oluşabilir mi?
- Görünmezliğe Bir Adım Daha Yaklaşıldı
- İnanılmaz Golün Şifresi Çözüldü
Haluk Ertan'ın Makalelerinden Bir Örnek
Referans bilgisi: "Akıllı Petro'nun Bilimler Akademisi", 2011 , Bilim Bilmek sitesi, http://www.bilimbilmek.com/tr/akilli-petro-nun-bilimler-akademisi.html
Bu sayfayı Facebook'ta paylaşın.
Bu sayfayı Twitter'da paylaşın.
